Marmara Denizi'ni etkisi altına alan müsilajın, yüzeyde gördüğümüzden çok daha vahim bir tablo yarattığına su altında şahit oldum. Deniz tabanını adeta bir yorgan gibi kaplıyor.
Ekosisteme Etkisi
Görüntülediğim hasta balıklar ve yaşam mücadelesi veren canlılar, kirliliğin boyutunu gözler önüne seriyor. Bu durum sadece deniz canlılarını değil, tüm döngüyü etkiliyor.
Gerçek Görüntüler
Bu belgeselimde müsilajın su altındaki yıkıcı etkisini kendi gözlerinizle göreceksiniz.
Müsilaj Felaketinin Üç Temel Tetikleyicisi
Müsilaj (deniz salyası) tesadüfi bir doğa olayı değil, insan kaynaklı çevre baskılarının sonucu patlayan bir biyolojik krizdir:
Aşırı Besin Yükü (Ötrofikasyon): 25 milyondan fazla insanın yaşadığı Marmara havzasından arıtılmadan veya sadece kaba ızgaradan geçirilerek denize verilen evsel ve endüstriyel atık sular denize devasa oranda azot ve fosfor pompalamaktadır.
Deniz Suyu Sıcaklığının Artışı: Küresel iklim krizi sebebiyle Marmara Denizi'nin ortalama yüzey sıcaklığı son 40 yılın ortalamasının 2.5 - 3°C üzerine çıkmış; mikroorganizmaların kontrolsüz çoğalması için sera etkisi yaratmıştır.
Durgun Su ve Tabakalaşma: Marmara'nın iki tabakalı akıntı yapısı ve rüzgarsız uzun bahar dönemleri üst katmandaki sirkülasyonu kilitlemiş, deniz suyunun havalanmasını engellemiştir.
Müsilaj oluşumunun biyokimyasal aşamaları mikroskop altında incelendiğinde şunlar görülür:
Tek Hücreli Alglerin Aşırı Üremesi:Skeletonema costatum, Cylindrotheca closterium ve Gonyaulax gibi diyatom ve dinoflagellat türleri bol azot-fosfor ve sıcaklıkla patlama yapar (algal bloom).
Ekstrasellüler Polisakkarit (EPS) Salgısı: Ortamdaki besin tuzları tükenip mikroalgler strese girdiğinde hücre dışına yapışkan, şekerli polisakkarit sıvı salgılarlar.
Kolloidal Birleşme: Salgılanan bu yapışkan polimerler su sütunundaki bakterileri, ölü planktonları ve asılı tozları tutarak minik iplikçiklerden metrelerce uzunlukta jelatinimsi dev örtülere dönüşür.
Marmara Tabiatının Geleceği: Hipoksi ve Kırmızı Liste Türleri
Müsilaj sadece görsel bir felaket değil, denizel biyolojik çeşitliliğe indirilmiş bir darbedir:
Dip Oksijeninin Tükenmesi: Dibe çöken tonlarca müsilajı parçalamak için çalışan aerobik bakteriler sudaki tüm çözünmüş oksijeni tüketir. Oksijen seviyesinin litrede 2 mg'ın altına düşmesiyle (hipoksi) tabanda kokuşma ve hidrojen sülfür gazı yayılımı başlar.
Pina Midyeleri (Pinna nobilis): Deniz suyunun doğal arıtma filtreleri olan dev pina midyeleri müsilaj altında kalarak kitlesel olarak can vermiştir.
Balıkçılığa Darbe: Balık ağlarının gözlerini balçık gibi tıkayarak batıran müsilaj, göçmen balıkların da Boğaz girişlerinden dönmesine sebep olmuştur.
Marmara Denizi Eylem Planı ve İleri Biyolojik Arıtma Çözümü
Marmara Denizi'ni yeniden canlandırmak ancak köklü altyapı ve yönetim dönüşümleriyle mümkündür:
Tüm Arıtmaların İleri Biyolojiğe Dönüştürülmesi: 'Derin deniz deşarjı' adıyla denizin dip akıntısına doğrudan atık su basma uygulaması derhal terk edilmeli; azot ve fosforu %95 oranında gideren ileri membran arıtma sistemleri kurulmalıdır.
Özel Çevre Koruma Bölgesi (ÖÇKB) Statüsü: Marmara Denizi ve Adalar havzası hassas koruma alanı ilan edilmiş olup kaçak sanayi deşarjlarına sıfır tolerans uygulanmalıdır.
Tarımsal Gübre Denetimi: Marmara'ya akan derelerin (Susurluk, Nilüfer, Gönen çayları) tarımsal kimyasal atıklardan arındırılması şarttır.
Dalgıçların Gözünden Sualtı Şahitliği
Sualtı sporcuları denizdeki değişimin en hızlı farkına varan gözlemcilerdir. Sualtında çekilen yüksek çözünürlüklü fotoğraflar ve video kayıtları, bilim kurullarına canlı stokları ve habitat tahribatı konusunda paha biçilmez somut kanıtlar sunar.
📚 Referans ve Bilimsel Kaynakça
Bu değerlendirme; TÜBİTAK Marmara Araştırma Gemisi Bilim Seferi Sonuç Bildirgesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Marmara Denizi Bütünleşik Eylem Planı ve ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Bilim Komitesi Raporu referans alınarak derlenmiştir.