Petromyzontidae familyasından Deniz Bofa Balığı (Petromyzon marinus), gerçek çeneleri ve çift yüzgeçleri bulunmayan ilkel bir çenesiz canlıdır (Agnatha). Dairesel hunili vantuz ağzında boynuzsu dişler taşır. Diğer büyük balıklara vantuzlanarak deri ve kaslarını törpüleyip kanlarını emerek ectoparazit yaşar.
Maksimum Uzunluk: Rapor edilen maksimum uzunluk 120 cm'dir.
Maksimum Ağırlık: Rapor edilen maksimum ağırlık 2.5 kg'dır.
Anadrom Göç: Erginler denizde yaşar; ilkbaharda üremek için nehirlerin yukarı kısımlarına göç edip yumurtlar ve ölürler.
Petromyzontidae familyasından Petromyzon marinus (Deniz taşemeni / Bofa balığı / Deniz lamprisi / Sea lamprey), 360 milyon yıldır neredeyse hiç değişmemiş çenesiz (Agnatha) yaşayan bir fosildir. Gerçek çeneleri, çift yüzgeçleri ve kemik iskeleti bulunmaz; iskeleti tamamen kıkırdaktandır.
Ağzı dairesel huni biçimli güçlü bir vantuzdur; içinde konsantrik sıralar halinde dizilmiş onlarca keskin, sarı renkli keratin (boynuzsu) diş ve ortasında testereli bir dil yer alır. Gövdesi yılanbalığı gibi silindirik ve pulsuzdur; başının her iki yanında 7'şer adet yuvarlak solungaç deliği sıralanır. Boyu 60 ila 100 cm, ağırlığı 2-3 kg'a ulaşabilir.
Açık denizlerde yaşar; üremek için ilkbaharda nehirlerin hızlı akan, çakıllı yukarı havzalarına anadromik göç yapar. Karadeniz ve Akdeniz'e akan nehirlerde nadiren kaydedilir.
Yetişkinlik evresinde büyük balıklara (somon, mersin balığı, köpekbalığı, orkinos) ve balinalara vantuz ağzıyla yapışır. Testereli diliyle kurbanın derisini deler; tükürüğündeki "lamfirin" antikoagülanı sayesinde kanın pıhtılaşmasını önleyerek günlerce kan ve doku sıvısı emer.
Erkek ve dişi taşları ağızlarıyla taşıyarak hilal şeklinde çakıl yuva yapar; yumurtladıktan sonra her ikisi de ölür. Çıkan kör "ammocoetes" larvaları 4-6 yıl nehir çamurunda gömülü yaşayıp mikroorganizmaları süzer; ardından başkalaşıp denize iner.
Orta Çağ Avrupa'sında kralların en lüks ziyafet yemeğiydi (İngiltere Kralı I. Henry'nin aşırı bofa balığı yiyerek öldüğü rivayet edilir). Akdeniz havzasında nehir barajları nedeniyle stokları çok nadirleşmiştir; Bern Sözleşmesi Ek-III kapsamında korunmaktadır.