Biyoloji ve su ürünleri biliminde türlerin evrensel olarak tanımlanabilmesi için Carl Linnaeus tarafından geliştirilen İki Terimli Adlandırma (Binominal Nomenklatür) sistemi kullanılır. İlk kelime büyük harfle başlayan Cins (Genus) adını, ikinci kelime ise küçük harfle yazılan Tür Tanımlayıcısını (Epitheton specificum) belirtir (Örn: Homo erectus, Salmo trutta, Dicentrarchus labrax).
Farklı ülkelerde ve dillerde yaşanan kavram kargaşasını önleyerek türlerin akrabalık bağlarını, kladistik hiyerarşisini ve genetik soy ağacını standartlaştırır.
Hominidae familyasından Homo erectus (Dik yürüyen insan), yaklaşık 1.9 milyon yıl önce ortaya çıkmış ve Afrika'dan Avrasya'ya yayılan ilk insan türü olmuştur. Modern insan oranlarına sahip uzun bacakları, dik duruşu ve 900-1100 cm³ beyin hacmiyle insan evriminde devrim yaratmıştır.
Aşölyen (Acheulean) el baltası kültürünü geliştirmiş ve ateşi kontrol altına alarak avladığı besinleri pişiren ilk hominin olmuştur.
Son arkeolojik keşifler (Endonezya Java ve Akdeniz kıyı mağaraları), Homo erectus'un deniz kıyılarında midye, istiridye, salyangoz ve kaplumbağa topladığını kanıtlamıştır. Deniz ürünlerindeki zengin omega-3 yağ asitleri (DHA ve EPA) ve iyot, insan beyninin dramatik büyümesinde temel itici güç olmuştur.
Java adasında bulunan 500 bin yıllık tatlı su midyesi kabuğuna (Pseudodon) bir Homo erectus tarafından köpekbalığı dişiyle oyulmuş geometrik zikzak deseni, insanlık tarihinin bilinen en eski soyut sanatı olarak tarihe geçmiştir.
Flores adasında bulunan 800 bin yıllık taş aletler, Homo erectus'un güçlü deniz akıntılarını aşarak ilkel sal ve kütüklerle deniz yolculuğu yapabilen ilk denizci hominin olduğunu göstermektedir.
Yaklaşık 1.8 milyon yıl boyunca dünyada varlığını sürdürerek insanlık tarihinin en uzun ömürlü türü olmuştur. Kıyı kaynaklarının toplanması, modern insanın deniz ekosistemleriyle kurduğu ilişkinin temellerini atmıştır.