Tripterygiidae familyasından Karabaşlı Kırmızı Horozbina (Tripterygion melanurum), Ege Denizi ve Akdeniz'in derin kaya yarıklarında ve tavanlarında ters yüzerek yaşayan, parlak kırmızı gövdesi, siyah başı ve kuyruk sapındaki siyah lekesiyle Akdeniz havzasına endemik 5 cm'lik minyatür bir türdür ("Black-tailed triplefin").
Maksimum Boy / Ağırlık: Rapor edilen maksimum uzunluk 5.0 cm, ağırlık 0.005 kg (5 gram)'dır.
Tripterygiidae familyasından Tripterygion melanurum (Karabaşlı Üçyüzgeçli Horozbina / Sarı Kuyruklu Horozbina / Black-faced blenny), Akdeniz mağara ve oyuklarının en büyüleyici mücevher balıklarındandır. Adından da anlaşılacağı üzere sırt yüzgeci belirgin şekilde üçe bölünmüştür. Türün erkek bireyleri üreme döneminde nefes kesici bir renk kontrastı sergiler: Gövde canlı kor kırmızısı veya alev sarısı iken, baş kısmı kadife gibi zifiri siyah bir maskeyle kaplanır ve yanaklarında beyaz-mavi floresan noktacıklar parlar.
Gözleri iri ve hareketlidir; burun delikleri üzerinde küçük püsküllü dokunaçlar bulunur. Kuyruk sapı üzerinde ve yüzgeç kenarlarında açık sarı parıltılar yer alır. Maksimum boyu 4 ila 5.5 cm arasında değişen minyatür bir türdür.
Ege Denizi ve Akdeniz'in 1 ila 30 metre derinliklerindeki dik sualtı yarıklarında, deniz mağaralarının tavanlarında, batık kovuklarında ve güneş almayan aşırı gölgeli (skiafil) koralijen duvarlarda yaşar. Yerçekimine meydan okurcasına dikey duvarlarda ve mağara tavanlarında baş aşağı veya yan vaziyette göğüs yüzgeçleriyle tutunarak bekler.
Karanlık duvarların üzerindeki hidroidler, süngerler ve yosunsu hayvanlar arasında gezinen minik amfipodları, tanaidleri, kopepodları ve poliket kurtçuklarını dikkatle izler; ani yay benzeri sıçramalarla avını yakalar.
İlkbahar aylarında erkek balık dikey bir kaya yarığını bölge (teritoryum) ilan eder. Yaklaşan dişileri cezbetmek için yüzgeçlerini açıp kapatarak ritmik zıplama dansları sergiler. Dişinin yarığın tavanına yapıştırdığı yapışkan yumurtaları erkek döller ve yavrular çıkana kadar yüzgeçleriyle havalandırarak nöbet tutar.
Ekonomik avcılık değeri olmamakla birlikte, Akdeniz'in sualtı makro fotoğrafçıları ve mağara dalgıçları için en gözde canlılardan biridir. Mağara ve tünel ekosistemlerinin biyolojik sağlığını yansıtan kritik bir biyoçeşitlilik göstergesidir.