Stypocaulaceae familyasından Süpürge Yosunu (Halopteris scoparia, syn. Stypocaulon scoparium), Karadeniz, Marmara, Ege ve Akdeniz'in 1 ila 15 metre derinliğindeki kayalık sahillerinde çalımsı demetler oluşturan, sert lifli koyu kahverengi dallarıyla küçük amfipod ve yavru balıklara barınak sağlayan önemli bir bentik makroalgtir ("Broom sea oak").
Maksimum Boy / Ağırlık: Rapor edilen maksimum uzunluk 20.0 cm, ağırlık 0.05 kg (50 gram)'dır.
Stypocaulaceae familyasından Halopteris scoparia (sinonim: Stypocaulon scoparium - Süpürge Esmer Algi / Deniz Süpürgesi / Broom sea oak), kayalık sahillerin en karakteristik kahverengi alglerindendir. Tallusu sert, esnek, tel gibi sağlam ve adeta bir süpürge veya çalı demetini andıran yoğun radyal dallanmalar gösterir. Dallar ince, silindirik ve çok sayıda sert dikensi yan sürgünlerle donatılmıştır.
Tallus rengi koyu zeytin yeşili, kestane kahvesi veya sarımsı kahverengidir; bu renkten fotosentezde kullanılan fukoksantin pigmenti sorumludur. Tabana koyu renkli, son derece güçlü disk biçimli bir tutunma organıyla (hapter) kayalara çimentolanır. Boyu 10 ila 25 cm'ye kadar büyüyebilir.
Karadeniz, Marmara, Ege ve Akdeniz'in 0.5 ila 15 metre derinliklerindeki dalgalara açık, sert kayalık kıyılarında yaşar. Kuvvetli dalga çarpmasına ve gelgit akıntılarına karşı yüksek elastik mukavemet gösterir. Güneş ışığını doğrudan alan sığ kayalıklarda geniş süpürge ormanları oluşturur.
Süpürge benzeri sık dallı morfolojisi, sığ kıyı ekosisteminde muazzam bir mikrohabitat yaratır. Dalların arasına binlerce amfipod, izopod, küçük yengeç, yavru teke karidesi, deniz salyangozu ve yavru balık sığınır; sert dalgalardan ve avcılardan korunarak bu alg ormanında beslenir.
Çok yıllık (perennial) bir türdür. Sonbaharda dalların üzerindeki fertil sürgünlerde (reseptakulum) tek ve çok gözlü sporangiumlar gelişir. Salınan hareketli kamçılı sporlar akıntılarla kayalara tutunarak yeni çalıları filizlendirir.
Hücre duvarlarında yüksek oranda aljinik asit ve antioksidan polifenoller barındırır. Son yıllarda yapılan biyoteknolojik araştırmalarda, bünyesindeki ikincil metabolitlerin güçlü antibakteriyel, antiviral ve antifungal etkilere sahip olduğu kanıtlanmış olup doğal farmasötik ürünlerin geliştirilmesinde umut vadeden bir kaynaktır.