Astacidae familyasından Tatlı Su İstakozu / Göl Kereviti (Astacus leptodactylus, güncel adıyla Pontastacus leptodactylus), Eğirdir, Beyşehir, Uluabat, Manyas, İznik gölleri ve akarsularımızda yaşayan, uzun ve dar kıskaçlı yerli kabuklu türümüzdür ("Narrow-clawed crayfish / Danube crayfish"). Taban çamurlarında oyuklar kazarak yaşar.
Kuyruk ve kıskaç eti olağanüstü lezzetli, tatlımsı ve protein deposudur. Türkiye'nin Avrupa'ya en çok ihraç ettiği su ürünlerindendir; haşlama, tereyağlı kerevit kuyruğu ve bisque çorbasında dünyaca ünlüdür.
Maksimum Uzunluk: Rapor edilen maksimum uzunluk 18.0 cm (kıskaçlarla 25 cm)'dir.
Maksimum Ağırlık: Rapor edilen maksimum ağırlık 0.25 kg'dır.
Yasal Av Boyu Limiti: 5/1 ve 5/2 Su Ürünleri Tebliği uyarınca minimum av boyu 9.0 cm'dir (baş-kuyruk ucu arası).
Yasal Av Yasağı Dönemi: Üreme ve kabuk değiştirme dönemi olan 1 Kasım - 30 Haziran tarihleri arasında kerevit avcılığı YASAKTIR.
Göl İstakozu veya halk arasında bilinen adıyla Tatlısu Kereviti (Astacus leptodactylus, güncel adıyla Pontastacus leptodactylus, Narrow-clawed Crayfish), Astacidae familyasına bağlı, Türkiye iç sularının ekonomik değeri en yüksek omurgasız tatlısu canlısıdır. Gövdesi sert kitinsi bir karapas tabakasıyla zırhlanmıştır. Boyu genellikle 12 ila 18 cm (azami 25 cm ve 200 gram) arasındadır. Vücut rengi zeytin yeşili, kahverengimsi sarı veya kül grisidir. Türün en belirgin morfolojik ayırt edici özelliği; avlarını kavramaya yarayan birinci bacak çiftindeki kıskaçlarının (şeliped) oldukça uzun, dar, pürüzlü ve ince olmasıdır (bu özelliğiyle geniş kıskaçlı asil kerevit Astacus astacus'tan ayrılır).
Ponto-Kaspik kökenli bir tür olup Türkiye'de Eğirdir Gölü, Beyşehir Gölü, Uluabat Gölü, İznik Gölü, Terkos Gölü ve birçok baraj gölünde geniş popülasyonlara sahiptir. Nehirlerin yavaş akan kısımlarında, göllerde ve göletlerde 1 metreden 20-30 metre derinliğe kadar olan çamurlu, killi ve taşlık diplerde yaşar. Killi zeminlerde kıskaçlarıyla derin koruyucu tüneller ve oyuklar kazar; gündüzleri bu yuvalarda gizlenir, gece aktifleşir.
Göl ekosisteminin en çalışkan çöpçüsü ve temizleyicisidir. Diyetinde su altı bitkileri, çürüyen yapraklar, poliket ve oligoket solucanlar, bentik salyangozlar, sucul böcek larvaları, küçük kabuklular ve dipteki balık leşleri yer alır. Bu temizleme faaliyetiyle göl tabanında organik atık birikimini ve kokuşmayı önler.
Sonbahar sonlarında (Kasım-Aralık) çiftleşme gerçekleşir. Erkek kerevit dişinin karın altına spermatofor yapıştırır. Dişi birey 200 ila 400 adet yapışkan yumurtayı pleopod (karın ayakları) adı verilen bacaklarının altına asarak kış boyunca taşır. Yumurtalar ilkbaharda açılır; çıkan yavrular ilk birkaç kabuk değişimine kadar annenin karın ayaklarına tutunarak korunurlar.
1980'li yıllara kadar Türkiye, Avrupa'nın bir numaralı kerevit tedarikçisiydi ve yılda on binlerce ton kerevit ihraç ediliyordu. Ancak 1985 yılında Kuzey Amerika kökenli mantar hastalığı olan Kerevit Vebası (Aphanomyces astaci) Türkiye göllerine bulaşmış ve doğal stokların %90'dan fazlasını yok etmiştir. Günümüzde stoklar kontrollü olarak toparlanmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Orman Bakanlığı tebliğlerince avlanabilir asgari boy 9 cm olarak belirlenmiş olup, üreme dönemi olan 1 Kasım - 30 Haziran tarihleri arasında avcılığı tamamen yasaktır. IUCN Kırmızı Listesi'nde Asgari Endişe (LC) statüsündedir.