Poeciliidae familyasından Sivrisinek Balığı (Gambusia affinis), göletler, durgun sular, sazlıklar ve acı su lagünlerinde yaşayan, sivrisinek larvalarını oburca tüketerek sıtma hastalığıyla biyolojik mücadele amacıyla Türkiye sularına aşılanmış canlı doğuran (vivipar) küçük tatlı su balığıdır ("Western mosquitofish").
Erkeklerde anal yüzgeç dişiyi döllemek için "gonopodyum" organına dönüşmüştür. Dişiler yumurtlamaz; 28 günlük gebelik sonunda 40-100 adet hareketli yavru doğurur. Oksijensiz ve kirli sulara, yüksek tuzluluk ve sıcaklık değişimlerine olağanüstü dayanıklıdır.
Maksimum Uzunluk / Ağırlık: Rapor edilen maksimum uzunluk 7.0 cm, maksimum ağırlık 0.01 kg (10 gram)'dır.
Batı Sivrisinek Balığı (Gambusia affinis, Western Mosquitofish), Poeciliidae familyasına ait, küçük boyutlu ancak küresel ekolojik etkisi devasa olan canlı doğuran bir kemikli balıktır. Türde çok belirgin bir eşeysel dimorfizm (cinsiyet ayrımı) görülür: Dişiler 6 ila 7 cm boya ulaşabilirken, erkekler çok daha narin kalıp yalnızca 3 ila 4 cm uzunluğundadır. Gövdesi gri-zeytuni tonlarda olup, pullarının kenarları hafif koyu ağsı bir desen oluşturur; gözlerinin altından aşağıya doğru eğik koyu bir gözyaşı çizgisi iner. Erkek bireylerin anal yüzgeci, spermleri dişinin üreme kanalına aktarmaya yarayan gonopodyum adı verilen uzun, oluklu ve hareketli bir çiftleşme organına dönüşmüştür.
Kuzey Amerika'nın Meksika Körfezi havzasına özgü olan bu balık, 20. yüzyılın başlarında sıtma hastalığı taşıyan Anopheles sivrisineklerinin larvalarını tüketmesi amacıyla tüm dünyaya (Avrupa, Akdeniz, Asya, Afrika ve Türkiye'ye) kasıtlı olarak salınmıştır. Türkiye'de Çukurova, Ege, Marmara ve Akdeniz'deki tüm durgun sularda, kanallarda, göletlerde, pirinç tarlalarında ve acısu lagünlerinde son derece yaygın ve yerleşik hale gelmiştir. Aşırı sıcaklıklara (0-40 °C), çok düşük oksijen seviyelerine ve yüksek tuzluluğa inanılmaz bir dayanıklılık gösterir.
Günde kendi vücut ağırlığının iki katı kadar (yüzlerce adet) sivrisinek larvası ve pupası tüketebilir. Ancak sivrisinek balığı yalnızca sivrisineklerle yetinmez; doymak bilmez bir fırsatçılıkla yerli balıkların (özellikle endemik dişlisazancıklar - Aphanius türleri) yumurtalarını ve larvalarını, kurbağa iribaşlarını ve sucul zooplanktonu tüketir. Saldırgan doğasıyla kendisinden büyük yerli balıkların yüzgeçlerini kemirerek öldürür (fin-nipping) ve yerli biyoçeşitliliğin çökmesine yol açar.
Canlı doğuran (vivipar) bir balıktır. Dişi spermleri vücudunda aylarca canlı tutarak tek bir çiftleşmeyle art arda birden fazla batında doğum yapabilir. Yaz boyunca her 3-4 haftada bir 30 ila 100 arasında tamamen gelişmiş yavru dünyaya getirir. Yavrular birkaç hafta içinde cinsel olgunluğa ulaşır. Bu geometrik çoğalma hızı, girdiği su kütlesini aylar içinde tamamen istila etmesini sağlar.
Dünya Doğa Koruma Birliği (IUCN) tarafından "Dünyanın En Kötü 100 İstilacı Yabancı Türü" arasında listelenmiştir. Ekolojik zararları faydasından kat kat fazla olduğu için artık doğal sulara ve sulak alanlara salınması kesinlikle yasaklanmalıdır. Doğal stokları yok olma tehlikesinde değildir (IUCN: LC), asıl tehdit ettiği yerli türlerin korunması gerekmektedir.