Phocidae familyasından Akdeniz Foku (Monachus monachus), dünyada nesli kritik derecede tehlike altında olan (CR - Critically Endangered) deniz memelilerindendir. Ergin bireyler koyu gri, kahverengi veya zift siyahı renkte olup karın bölgelerinde belirgin açık renkli veya beyaz zeminli bir leke (patş) taşırlar. Kısa ve sert bıyıkları (vibrissae) sualtındaki avların ve akıntıların titreşimlerini hassasiyetle algılamasını sağlar.
Ülkemizde Ege ve Akdeniz kıyılarında; İzmir Foça (Karakum, Siren Kayalıkları), Karaburun, Bodrum, Datça, Bozburun, Kalkan, Kaş, Kekova ve Mersin Anamur-Aydıncık sualtı girişli kıyı mağaralarında yaşamlarını sürdürürler. İnsan baskısından uzak, dalga almayan iç kumsallı sualtı mağaralarında doğum yaparlar.
Fırsatçı bir avcı olan Akdeniz Foku; ahtapot, mürekkep balığı, kalamar, lezzetli kıyı balıkları (orfoz, lahoz, karagöz, çipura, sinarit, barbun) ve ıstakoz türleriyle beslenir. Günde vücut ağırlığının yaklaşık %5 ila %10'u kadar besin tüketebilirler.
Maksimum Uzunluk: Rapor edilen maksimum uzunluk 2.80 metre'dir.
Maksimum Ağırlık: Rapor edilen maksimum ağırlık 400 kg'a ulaşmaktadır.
🔴 MUTLAK KORUMA: Uluslararası CITES (Ek-I), Bern Sözleşmesi (Ek-II), Barcelona Sözleşmesi ve Tarım ve Orman Bakanlığı 5/1 Ticari ve 5/2 Amatör Su Ürünleri Tebliği uyarınca Akdeniz Foku'nun avlanması, taciz edilmesi, mağaralarına teknelerle veya dalışla girilmesi, ağlarla kasten öldürülmesi KESİNLİKLE YASAKTIR VE AĞIR HAPİS / PARA CEZASINA TABİDİR.
Akdeniz foku (Monachus monachus), Phocidae familyasına dahil, dünyadaki en nadir deniz memelilerinden biridir. Yetişkin bireyler 2.5-3 metre boya ve 300-400 kg ağırlığa ulaşabilir. Gövdesi hidrodinamik torpido biçimindedir. Sırt rengi koyu gri, kahverengi veya siyahtır; karın bölgesinde ise beyaz veya krem rengi geniş bir yama yer alır. Başının yuvarlaklığı ve boyun kıvrımları bir Orta Çağ keşişinin cübbesini andırdığı için "monk seal" (keşiş foku) adını almıştır.
Tarihte açık kumsallarda güneşlenen ve koloniler kuran bu canlılar, insan baskısı ve kıyı yapılaşması nedeniyle yalnızca denizden girişli, hava cebi ve iç çakıl plajı bulunan sarp kıyı mağaralarına sığınmak zorunda kalmıştır. Dişiler 10-11 aylık gebeliğin ardından bu karanlık mağaralarda tek bir yavru doğurur. Yavru anne sütüyle beslenerek hızla yağ tabakası (blubber) oluşturur.
Sığ kayalık resiflerde ve deniz çayırı yataklarında günde 10-15 kg balık ve kafadanbacaklı tüketir. En sevdiği av ahtapottur; ayrıca lahoz, orfoz, kefal, palamut ve yengeçleri ustalıkla yakalar. Ağlardaki balıkları yemeye çalışırken ağlara dolanma riskiyle karşı karşıya kalır.
Tüm dünyada yaşayan birey sayısı 700-800 civarında olup, yaklaşık 100-150 birey Türkiye'nin Ege ve Akdeniz kıyılarında (Foça, Karaburun, Bodrum, Kaş, Gökova, Mersin kıyıları) yaşamaktadır. Kıyı mağaralarına sürat teknesi girişi, dalış turları ve kasti öldürmeler en büyük tehditlerdir. Bern Sözleşmesi Ek-II, CITES Ek-I ve ulusal kanunlarla koşulsuz mutlak koruma altındadır; SAD-AFAG gibi sivil toplum kuruluşları fokların yaşam alanlarını korumak için yoğun saha çalışmaları yürütmektedir.