Uskumru (*Scomber scombrus*), eski İstanbul balıkçılık ve gastronomi kültürünün en köklü efsanelerinden biridir. Osmanlı'dan Cumhuriyet'in ilk yıllarına kadar Boğaz'da yakalanan uskumruların miktarı o kadar fazlaydı ki, kurutularak saklama yöntemi olan "Çiroz" geleneği doğmuştur. Nisan-Mayıs aylarında yumurtasını döküp zayıflamış, yağsız uskumrular iplere dizilerek Boğaz rüzgarında kurutulur ve çok kıymetli bir meze olarak tüketilirdi. Ayrıca uskumrunun içinin temizlenip etinin ezilmesiyle yapılan "Uskumru Dolması", Türk mutfağının en nadide ve zahmetli lezzetlerinden biridir.
Scombridae familyasının zarif bir üyesi olan uskumru, torpido şeklinde kusursuz bir yüzücüdür. Sırtında parlak mavi-yeşil zemin üzerinde kuyruğa doğru inen belirgin, siyah, zikzaklı (kaplan deseni gibi) çizgiler bulunur. Karnı ise tamamen gümüş beyazdır ve lekesizdir. Uskumru, yakın akrabası olan Kolyoz (*Scomber japonicus*) ile çok sık karıştırılır. Uskumrunun gözleri kolyoza göre daha küçüktür, yüzme kesesi yoktur (kolyozda vardır) ve kolyozun karnında soluk gri benekler varken uskumrunun karnı tertemiz bir gümüş rengidir.
Uskumru çok hareketli pelajik bir göçmendir. Tarihsel olarak her ilkbaharda Marmara'dan Karadeniz'e çıkarak orada semirir, kışa doğru palamut ve lüfer sürülerinden kaçarak devasa akınlar halinde Marmara ve Ege'ye inerlerdi. Ancak günümüzde Karadeniz'deki aşırı kirlilik, oksijensizleşme ve av baskısı nedeniyle uskumrunun Karadeniz göçü ve popülasyonu neredeyse tamamen çökmüş durumdadır. Artık sularımızdaki uskumrular daha çok Marmara ve Ege Denizi ile sınırlı kalmış yerel popülasyonlardan ibarettir.
Karnivor (etobur) bir beslenme karakterine sahip olan uskumru, açık sularda sürüler halinde avlanır. İlkbahar aylarında (kışlamadan ve üremeden çıktığında) daha çok planktonik kabukluları (kopepodlar) suyu süzerek yerken; sonbaharda Karadeniz'den dönüşte son derece agresif bir avcıya dönüşür. Hamsi, çaça, aterina (gümüş balığı) ve çamuka gibi küçük sürü balıklarına saldırarak kış için gerekli olan yüksek yağı depolar.
İstanbul'un köklü balıkçılık kültüründe uskumru, gelişim evrelerine ve yakalandığı mevsime göre üç farklı isim alır:
Uskumrular ilkbahar ortalarından yaza kadar olan dönemde yumurta bırakırlar. Yüzme keseleri olmadığı için sürekli yüzmek zorundadırlar, yumurtalarını da pelajik bölgede yüzerken serbest bırakırlar. Global IUCN statüsü Asgari Endişe (LC) olsa da, Marmara ve Karadeniz bölgesel popülasyonu büyük bir çöküş (tükenme) tehlikesi altındadır. Türkiye'deki yasal avlanma boyu 20 cm'dir. Ancak yerel popülasyonun toparlanabilmesi için Marmara Denizi'nde çok daha katı koruma kotalarına ve gırgır yasaklarına ihtiyaç vardır.