Clupeidae familyasından Hakiki Sardalya (Sardina pilchardus), Karadeniz, Marmara (özellikle Çanakkale Boğazı ve Gelibolu), Ege ve Akdeniz'in kıyı sularında devasa gümüşi sürüler oluşturan, yeşilimsi-mavi sırtı, yanlarında koyu benek dizisi, solungaç kapağındaki yelpaze ışınları ve olağanüstü zengin Omega-3 yağıyla Türk denizlerinin en değerli balıklarındandır ("European pilchard / Sardine").
Temmuz-Eylül aylarında en yağlı dönemini yaşar; Gelibolu usulü asma yaprağında sardalya ızgara, sardalya buğulama ve tuzlama konservesi Türk mutfağının başyapıtıdır.
Maksimum Uzunluk: Rapor edilen maksimum uzunluk 27.5 cm, ortalama boy 12-18 cm'dir.
Maksimum Ağırlık: Rapor edilen maksimum ağırlık 0.20 kg (200 gram)'dır.
Yasal Av Limiti: 5/1 & 5/2 Su Ürünleri Tebliği uyarınca sardalyada minimum av boyu 11 cm'dir.
Sardalyalar, yılın belirli dönemlerinde devasa sürüler halinde İstanbul Boğazı'na giriş yaparlar. Boğaz kıyılarında ve köprülerde kıyı balıkçıları ile amatör olta balıkçıları tarafından oltayla (çaparilerle) keyifle av veren sardalyalar, aynı zamanda bölgedeki predatör balık ekosistemi için kritik önem taşır. Sürüler halinde boğaza giren sardalyalar; özellikle lüfer, palamut ve kofana gibi yırtıcı balıklar için en lezzetli doğal besin kaynağı olup olta avcılığında da son derece etkili canlı ve taze yem olarak kullanılır.
Clupeidae (Ringagiller) familyasının bir üyesi olan sardalya, hamsiye benzer ancak ondan daha iri, yuvarlak hatlı ve etlidir. Vücudu silindirik ve yanlardan hafif basıktır. Sırt bölgesi zeytuni yeşil veya mavimsi, karın kısmı ise gümüş beyazıdır. Yan taraflarında solungaçlardan geriye doğru uzanan birkaç adet siyah nokta bulunabilir. Pulları çok iri, yuvarlak ve derisine gevşek tutunduğu için en ufak bir temasta veya ağda çırpınırken dökülürler. Boyları maksimum 25 cm'ye ulaşsa da, tezgahlarda genellikle 12-15 cm civarındadır.
Sardalyalar, büyük okyanus akıntılarına ve su sıcaklıklarına bağlı olarak muazzam sürüler halinde göç eden pelajik balıklardır. Türkiye sularında kış aylarını nispeten daha derin ve sıcak sularda (kışlama alanlarında) hareketsiz geçirirler. Suların ısınmaya başladığı ilkbahar sonu ve yaz aylarında üremek ve beslenmek için kıyılara, yüzeye (0-100m) doğru muazzam sürüler halinde yükselirler. En lezzetli, en yağlı ve avcılığının en bol olduğu dönem Temmuz-Eylül arasıdır.
Hamsi gibi sardalya da tipik bir Planktonivor'dur. Açık ağzıyla yüzerken, solungaç yaylarındaki çok ince taraklarla deniz suyunu filtre eder. Başlıca diyeti, fitoplanktonlar (mikroskobik algler) ve zooplanktonlardır (kopepodlar, yengeç larvaları vb.). Besin zincirinin en altında yer alan bu mikroskobik canlıları yiyerek, güneşten gelen birincil enerjiyi doğrudan kendi etindeki değerli yağlara dönüştürür.
Sardalyalar, orkinoslar, kılıç balıkları, yunuslar, balinalar ve deniz kuşları (sümsük kuşları) için okyanusun bir numaralı besin kaynağıdır. Yırtıcılara karşı hiçbir fiziksel savunma silahı olmayan sardalyalar, hayatta kalmak için milyarlarca bireyden oluşan inanılmaz bir koordinasyonla hareket ederler. Tehdit anında sürüler birbirine yapışarak devasa, dönen bir küre olan "Yem Topu" (Bait ball) oluştururlar. Bu devasa ve hareketli gümüşi kütle, avcıların odaklanmasını zorlaştırır, ancak yine de doğanın en vahşi beslenme şölenlerinin merkezinde yer alırlar.