Lüfer (20 - 30 cm), cinsel olgunluğa tam manasıyla erişmiş ana üreç popülasyondur. İstanbul Boğazı, Marmara ve Karadeniz arasındaki tarihi göç rotalarını aktif olarak kullanırlar. Torpido biçimli hidrodinamik gövdesi ve güçlü yüzgeç kasları açık deniz akıntılarında uzun mesafe yüzmelerine imkan tanır.
Tam anlamıyla doymak bilmeyen üst düzey bir etoburdur. Hamsi, sardalya, iri istavrit, zargana, izmarit, kolyoz ve kefal sürülerini jilet keskinliğindeki dişleriyle paramparça ederek avlar. Bazen avlanma dürtüsüyle tok olsa dahi balık sürülerini dağıtabilir.
Lüferler yaz aylarında açık denizlerde pelajik olarak yüzbinlerce yumurta dökerler. 20 cm ve üzerindeki ergin bireylerin korunması, denizlerimizdeki Lüfer neslinin devamı için tek anahtardır.
Karakteristik Avlanma Tekniği (Gündüz ve Gece Avı): Lüfer türleri doğuştan son derece zeki ve stratejik avcılardır. Gündüz avlanırken karakteristik olarak avının arkasından yaklaşarak ilk hamlede kuyruğunu ısırıp balığın yüzmesini engeller ve çaresiz kalan avını bu şekilde tüketir. Gece avlanırken ise suyun üst katmanındaki balıkların alt karın kısımları ışık ve ay yansımasıyla parlak göründüğü için alt karın bölgesinden yukarı doğru saldırarak avlama stratejisi uygularlar.
Fotoğrafta görülen çinekop ve defne yaprağı boyundaki balıklar, henüz cinsel olgunluğa erişememiş üreyememiş yavru bireylerdir. Lüfer türünün neslini sürdürebilmesi ve denizlerimizde üreme şansı bulabilmesi için en az bir kez yumurta dökmesi (yaklaşık 20cm civarına ulaşması) gerekmektedir.
Denizlerimizin Geleceği İçin Sorumluluğumuz:
Oltanıza veya ağlarınıza takılan limit altı (18 cm altındaki) çinekop ve yavru lüferleri yaşama şansı tanımak amacıyla iğneden zararsızca çıkararak vakit kaybetmeden ait olduğu denize geri salmanız, İstanbul Boğazı'nın bu eşsiz biyoçeşitliliğinin korunması açısından hayati önem taşımaktadır.