Spongiidae familyasından Fil Kulağı Süngeri (Spongia agaricina), fil kulağı veya yelpaze biçiminde genişleyen sert kireçsi-spongin deniz süngeridir ("Elephant ear sponge"). Akdeniz derin kayalıklarında yaşar.
Maksimum Koloni Çapı / Ağırlık: Rapor edilen maksimum çap 50.0 cm, maksimum ağırlık 2.5 kg'dır.
Fil Kulağı Deniz Süngeri (Spongia agaricina, sinonim Hippospongia communis varyasyonları ile karıştırılmamalıdır), Porifera (süngerler) şubesinin Spongiidae familyasına ait, Akdeniz'in en heybetli ve karakteristik yapı oluşturan silisli-spongin süngerlerindendir. Büyüme formu tipik olarak devasa bir fil kulağını, geniş bir yelpazeyi veya kıvrımlı derin bir çanağı andırır; koloni çapı 50 santimetreye, kalınlığı birkaç santimetreye ve ağırlığı 2.5-3 kilograma ulaşabilir. Dış yüzeyi kadifemsi pürüzlü, koyu kahverengi, grimsi-siyah veya zeytuni renktedir; iç yüzeyinde ise suyu dışarı atan çok sayıda dairesel boşaltım deliği (osculum) sıralanmıştır. İskeleti mineral iğnelerden değil, olağanüstü elastik ve dayanıklı "spongin" protein liflerinden örülmüştür.
Akdeniz havzası ve Ege Denizi'nin berrak, akıntılı sularında 15 metreden başlayıp 150 metre derinliğe kadar inen dik resif kayalıklarında, koralijen (coralligenous) kanyon duvarlarında ve denizaltı mağara girişlerinde yaşar. Güçlü akıntıların geçtiği burun başlarına tutunarak yelpazesini akıntı yönüne dik olarak açar. Spongia agaricina gerçek bir "ekosistem mühendisidir"; geniş kıvrımlı gövdesinin içindeki kanallar ve girintiler binlerce küçük karides, amfipod, kırılgan yıldız, poliket kurdu ve yavru dip balığı için eşsiz bir sığınak ve mikrohabitat oluşturur.
Gövdesi üzerindeki milyonlarca mikroskobik giriş deliğinden (ostia) içeriye devasa hacimlerde su çeker. İç kanallarda yer alan kamçılı yakalı hücreler (koanositler) su akımını oluştururken, sudaki bakterileri, tek hücreli mikroalgleri, organik kolloidleri ve askıda katı maddeleri filtre ederek fagositozla sindirir. Yetişkin tek bir fil kulağı süngeri günde 2.000 ila 5.000 litre deniz suyunu filtre etme kapasitesine sahiptir; bu muazzam arıtma faaliyeti kıyı sularının berraklığını ve mikrobiyolojik dengesini korur.
Hem eşeyli hem de eşeysiz yollarla çoğalabilir. Eşeyli üremede iç döllenme görülür; spermler suya bırakılarak diğer koloniler tarafından filtre edilip yumurtalar döllenir. Döllenen yumurtalardan silyalı parenşimula larvaları gelişir; larvalar süngerden dışarı atılarak akıntılarla birkaç gün yüzdükten sonra sert bir kayalık zemine yapışıp yeni bir koloni başlatır. Ayrıca kopan veya hasar gören spongin parçaları olağanüstü hücresel totipotens (tüm hücrelere dönüşebilme) yeteneği sayesinde sıfırdan yeni bir sünger kolonisi oluşturabilir.
Yüzyıllar boyunca banyo süngeri ticareti amacıyla aşırı derecede toplanması ve son yıllarda deniz suyu sıcaklıklarının artışına bağlı olarak Akdeniz'de baş gösteren patojenik sünger salgın hastalıkları (sponge necrosis epidemic) popülasyonlarında dramatik çöküşe yol açmıştır. Bu nedenle Spongia agaricina, Barselona Sözleşmesi Ek-2 ve Bern Sözleşmesi kapsamında KESİNLİKLE KORUMA ALTINA ALINMIŞTIR. Türkiye karasularında ve uluslararası sularda ticari veya amatör amaçla toplanması, sökülmesi, karaya çıkarılması ve ticareti KANUNEN YASAKTIR; dalış turizmi ve sualtı koruma sahalarının en hassas biyoçeşitlilik miraslarındandır.