Defneyaprağı, Pomatomus saltatrix türünün 0 ile 10 cm arasındaki en erken yavruluk evresidir. Henüz birkaç santimetre boyundayken bile genetik olarak muazzam bir avcılık içgüdüsüne sahiptir. Yumurtadan çıktıktan kısa bir süre sonra planktonik evreyi tamamlayıp kıyısal sığ sulara ulaşan Defneyaprağı, doğuştan gelen agresif avcılık yeteneğiyle öne çıkar.
Defneyaprağı boyundaki yavru lüferler, su yüzeyindeki 1 cm'lik minik hamsi, gümüş, istavrit ve o boylardaki her türlü yavru balığı aktif olarak kovalayıp avlayarak beslenir. Su yüzeyinde ve kıyı sığlıklarında sürü oluşturan bu minik yavrulara ışık hızındaki refleksleriyle saldırırlar. Yüksek proteinli bu beslenme rejimi, yavrunun günde birkaç milimetre uzayarak hızla Çinekop boyuna ulaşmasını sağlar.
Yavru bireyler genellikle 1 ile 10 metre arasındaki çok sığ kıyı şeritlerinde, Boğaz koylarında, liman içlerinde ve dere ağızlarında korunaklı alan ararlar. Bu sığ ortamlar hem su yüzeyindeki minik yavru balık (hamsi, gümüş, istavrit) bolluğu sağlar hem de derin sudaki büyük avcı balıklardan sakınmalarına yardımcı olur.
Defneyaprağı boyundaki bireyler henüz üreme organları gelişmemiş, tamamen neslin devamını sağlayacak çocuk balıklardır. Olta veya ağlara takılan Defneyaprağı boyundaki yavru balıkların kesinlikle alıkonulmaması, derhal ait oldukları denize geri salınması Boğaz ve Marmara lüfer stoklarının geleceği açısından kritik zorunluluktur.
Karakteristik Avlanma Tekniği (Gündüz ve Gece Avı): Lüfer türleri doğuştan son derece zeki ve stratejik avcılardır. Gündüz avlanırken karakteristik olarak avının arkasından yaklaşarak ilk hamlede kuyruğunu ısırıp balığın yüzmesini engeller ve çaresiz kalan avını bu şekilde tüketir. Gece avlanırken ise suyun üst katmanındaki balıkların alt karın kısımları ışık ve ay yansımasıyla parlak göründüğü için alt karın bölgesinden yukarı doğru saldırarak avlama stratejisi uygularlar.